UZAKTA(N) ÇALIŞMA

15 Nisan 2020 - Erkan Başak Qmark Danışmanlık A.Ş.

İşim gereği bir yıldan fazladır uzaktan çalışıyorum. Bazen evden bazen de bir kafeden internete bağlanıyorum. O nedenle şundan eminim ki uzaktan çalışmak kesinlikle çok iyi bir planlama gerektiriyor.

Corona salgınının olduğu bu günlerde kendimizi zorunlu olarak uzaktan çalışırken ancak çocuklar ve aile ile çevirili olarak bulduk. Peki dikkatimizi dış etkenlerden bağımsız olarak nasıl en yukarıda tutabiliriz ki?

Üstat Leonardo da Vinci “Yalnızken kesinlikle kendi kendinin ustasısın” demiş. Onun için biz de uzaktan çalışırken işimizi en iyi nasıl yapabileceğimiz konusunda ustalaşmalıyız. Evden çalıştığınız zaman günün hangi saatinde daha odaklı ve enerjik olduğunuzun farkına varmanız ve planlamanızı bu çerçevede yapmanız önem taşır. Nerede çalışıyor olursak olalım en iyi performansımızı gösterebilmemiz için enerjimizin yüksek olması çok kritiktir.

Başarılı insanların bir çok alışkanlıklarından biri de güneş doğmadan güne başlamaktır. Bu verimliliğimiz açısından çok önemlidir. Dikkatimiz daha az dağılır ve huzurlu bir çevre içinde yaptığımız işe odaklanma imkânı buluruz. Uyanır uyanmaz yapılacaklar listemize odaklanır ve aile bireyleri uyanmadan yapmamız gereken işlere başlarsak gerçekten verimli bir iş günü yaşayabiliriz. Örneğin sabah erken kalkan, en fazla bu saatlerde iyi düşünebilen, yaratıcı ve verimli olabilen bir insansanız bu enerjinizi saat 9 ile 12 arasında kullanabilirsiniz.

Eğer – benim gibi – bir “gece kuşu” iseniz ve akşamüstü ile gece saatlerinde daha verimli olabileceğinizi düşünüyorsanız 15:00 ile 23:00 arasında çalışmak üzere kendinizi programlayıp işlerinizi bu saatler arasında bitirebilirsiniz.

Buradaki en önemli nokta vücudunuz ile savaş etmek yerine ona uyum sağlayarak işlerinizi planlamanızdır. Böylece enerjinizi doğru zamana yoğunlaştırarak en yüksek verimi sağlayabilirsiniz. En verimli zamanlarınızdan faydalanmak için en zor işleri belirlediğiniz bu saatlere yani kafanızın en rahat olduğu zamana saklayabilirsiniz.

Bir gün önceden bir plan yapmak da sabah kalktığınızda doğru bir başlangıç yapmanıza olanak tanır. Ayrıca sizin sabahları planlama yaparak zaman kaybetmenizi ve bunun getirdiği stresten korunmanızı sağlar. Başarılı iş adamlarının birçoğu ofisten ayrılmadan bir sonraki gün yapması gereken en önemli iki üç işi not alırlar. Böylece bu notlarla bir sonraki güne başlayabilirler. Bunu bu gece bir kez deneyin. Eğer sonuçlarından memnun kalırsanız bir hafta daha bunu uygulamak için kendinize söz verin. Bir hafta sonra da “bir gece önceden planlama” yapmak isteyip istemediğinize karar verebilirsiniz.

Planlamanızda doğru devam etmek istiyorsanız ne zaman ne yapacağınızı doğru ayrıştırmalısınız. Kişisel etkinlikleri ve hatırlatmaları işleyebileceğiniz bir kişisel takvim kullanın. Bu takvim size ne zaman vites değiştireceğinizi ve ne zaman işinize döneceğinizi hatırlatsın. Eğer ofis hayatınızda maillere ya da mesajlara bakmak için sabah saatlerini kullanıyorsanız aynı programı evinizdeyken de yapın.

Hatta kıyafetlerinizi bile ofis ortamında olduğunuzu hatırlatacak şekilde seçmelisiniz. Bu kıyafetler belki takım elbise ve kravat olmayabilir ama pijama ya da şort da olmamalıdır. Rahat edebileceğiniz ama uykunuzu da getirecek tarzda olmamasına özen göstermelisiniz. Bu arada işinize ara vermeyi ve biraz da nefes almayı unutmayın sakın. Ofisteyken fazla mesai yapmak zorunda kalmış olabilirsiniz. Ama evde bilgisayarı kapatın ve bilgisayarınızda yapılacak acil işleri akşam yemeği sonrasına bırakın.

Evden çalışırken kendinizi yatakta laptop açık çalışıyor vaziyette bulmanız ise çok normaldir. Bu şekilde verimli bir çalışma yapamayacağınızın herhalde farkındasınızdır. Verimliliğinizi arttırmak için sadece iş için kullanacağınız ayrı bir masa kullanın. Hatta mümkünse bu masa ayrı bir odada olsun. Her gün aynı alanda çalışmak beyninizi yaptığınızın gerçekten bir iş olarak algılamasını sağlar. Her gün farklı alanlarda çalışıyorsanız beyniniz her gün kendini yeni bir iş yerine uyumlama ihtiyacı duyacaktır.

Diğer insanlarla bağlantıda kalmak ise sağlıklı, verimli ve mutlu olmanın kaçınılmaz bir yoludur. Uzaktan çalışmak zorunda kaldığımız bu günlerde sosyalleşmeyi de unutmamamız gerekiyor. Görsel toplantılar yapabilir, telefon ile iletişim kurabilir ya da arkadaşlarınıza mesaj gönderebilirsiniz.

Modern teknoloji iletişimde olmayı çok kolaylaştırıyor. Skype, Zoom, Microsoft Teams, Google Hangouts, WhatsApp, Facebook Workplace ve Trello gibi uygulamalar işteki arkadaşlarınız ile bağlantıda kalmanızı kolaylaştıracaktır. Olumlu sosyalleşme stres ile mücadelemizde bize dayanıklılık verecektir. Arkadaşlarınız, aileniz ve komşularınız ile devamlı iletişimde kalmaya özen gösterin.

Evden çalışma birçok insan için çok zorlayıcı olabilir. Bu durumun üstesinden nasıl geleceğiniz ise sadece sizin verimliliğinizi değil aynı zamanda zihinsel sağlığınızı hatta mutluluğunuzu etkileyecektir.

Bu günler de geçecek ama bu tecrübeleriniz hep akılda kalacaktır. Belki de bu şekilde çalışmayı seveceksiniz ya da bundan sonra iş yeriniz bu şekilde çalışmanızı isteyecek. Kim bilir? Onun için siz bugünden bu duruma adapte olmaya bakın.

Ama şimdilik…. Sağlıkla kalın, evde kalın.